OYSS: Hedefler, Beklentiler ve Sürdürülebilirlik

OYSS: Hedefler, Beklentiler ve Sürdürülebilirlik

Millî Eğitim Bakanlığının hayata geçirdiği Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), okullar arasındaki değerlendirme farklarını kapatma potansiyeli taşıyor. Peki sistemin başarısı ve sürdürülebilirliği için öğretmenlerin kaygıları nasıl giderilebilir, hangi veri temelli iyileştirmeler yapılabilir?

Dr. Eren Halil Özberk

Ülkemizin birbirinden farklı bölgelerinde yer alan ve farklı sosyoekonomik tabana sahip şehirlerindeki iki Anadolu lisesinde, iki 11. sınıf öğrencisinin fizik yazılısından 72 puan aldığını düşünelim. Millî Eğitim Bakanlığı, Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) ile bu iki notun aynı başarıyı yansıtmasını, yani öğrencilerin aynı standartlarla değerlendirilmesini amaçlıyor. Ortak öğrenme çıktılarına dayanan, ortak bir soru havuzundan beslenen ve ortak puanlama anahtarlarıyla değerlendirilen sınavlar, okullar arasındaki değerlendirme farklılıklarını gidererek eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Lisede alınan puanların üniversiteye yerleştirme puanına da yansıdığı düşünüldüğünde, bu hedef öğrenciler ve aileler için ayrıca önem kazanıyor.

Bakanlığın yayımladığı uygulama kılavuzuyla yürürlüğe giren sistem, okul geneli ölçme uygulamalarını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda daha geçerli ve güvenilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Değerlendirmenin yalnızca sürecin sonunda yapılan bir işlem değil, öğrenmenin ayrılmaz bir parçası olarak kurgulandığı bu modelde, sınav sonuçlarının gelişimsel geri bildirim üretmesi amaçlanıyor.

Yeni Sisteme İlişkin Görüş ve Beklentiler

Öte yandan sistemin tanıtılması, kamuoyunda önemli tartışmaları da beraberinde getirdi. Tanıtımı izleyen günlerde eğitimcilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların birçoğu sisteme ilişkin görüşlerini açıkladılar.

Eleştirilerin başında öğretmen iş yükünün artacağı kaygısı geliyor. Her öğrencinin her sorudan aldığı puanın ayrı ayrı sisteme girilmesi, kalabalık şubelerde ders veren öğretmenler için önemli bir ek yük anlamına geliyor. Zümrenin her sınavda yalnızca iki soru yazabilmesinin ve havuzdan gelen sorulardan en fazla ikisini gerekçe göstererek değiştirebilmesinin, öğretmenin mesleki özerkliğini daralttığı düşünülüyor. Okulların fiziki ve insan kaynağı koşulları farklılık gösterirken ortak bir çerçevede hazırlanan sınavların ve tek bir öğretmen tarafından yapılan puanlamanın hakkaniyetli sonuçlar üretip üretmeyeceği de sorgulananlar arasında. Sistemin ilk sınavlara kısa bir süre kala duyurulmasının ise öğretmenlerin hazırlanmasına yeterli zaman bırakmadığı ve altyapı ile uygulama ayrıntılarına ilişkin belirsizlikler yarattığını görüyoruz. Eleştirilerin ortak noktası, sistemin öğretmenlerle birlikte ve sahanın koşulları gözetilerek geliştirilmesi beklentisidir. Bu eleştirilerin haklı yönleri, sistemin sahada sürdürülebilir biçimde işlemesi için değerli bir girdi olarak değerlendirilebilir.

Soru Havuzunun Niteliği ve Soruların Zorluk Düzeyleri

Farklı zorluk düzeylerindeki soruların dengeli kullanılması kılavuzda sayılan faydalar arasında yer alıyor ve bu dengenin sağlanmasında zorluk etiketleri merkezî bir rol oynuyor. Etiketler hem sınavın zorluğunu hem de sorunun puan ağırlığını belirlediği için etkileri doğrudan notlara yansıyabilecek.

Ölçme alanyazını, uzman ve öğretmen yargısının madde zorluğunu belirlemede önemli bir başlangıç noktası olduğunu gösteriyor. Ancak bu veri en sağlıklı sonucu öğrenci yanıtlarından elde edilen diğer verilerle birlikte değerlendirildiğinde veriyor. Uluslararası araştırmalar, uzmanların öğrencilerin performansı hakkındaki tahminleri ile öğrencilerin gerçek sınav performansları arasında belirgin farklar oluşabildiğini gösteriyor. Bu nedenle ampirik öğrenci verilerinin uzman kanaatini tamamlayan vazgeçilmez bir dayanak olduğunu söyleyebiliriz.

OYSS bu açıdan önemli bir avantaja sahip. Sistem soru bazında veri topladığı için ilk uygulama döneminden itibaren her sorunun gerçek güçlüğü hesaplanabilir ve etiketler bu verilere göre düzenli olarak güncellenebilir. Kılavuzda etiketlerin nasıl belirlendiğine ve pilot uygulamanın bulgularına ilişkin bilgi yer almadığından, bu bilgilerin paylaşılması hem sahadan gelen eleştirilerden birini doğrudan karşılayacak hem de sisteme duyulan güveni artıracaktır.

Zümrenin yazdığı ve değiştirebildiği sorular ise okullara kendi bağlamlarına uygun bir esneklik imkânı tanıyor. İlk dönemde sisteme işlenen soru puanları üzerinden havuzdaki ve zümrelerin hazırladığı soruların gerçek güçlüğünün ampirik olarak izlenmesi, soru havuzunun niteliğini her dönem artıracak ve okulların hazırlık payını ortak standarttan ödün vermeden genişletecektir.

Puanlamada Tutarlılık ve Öğretmen Desteği

Puanlamanın ders öğretmenince yapılması, öğrencisini en iyi tanıyan kişinin değerlendirmede söz sahibi olması açısından değerli. Kılavuzdaki puanlama anahtarı bir cevap açıklaması ile bir örnek öğrenci cevabından oluşuyor. Ancak kılavuz, kısmi puanın hangi ölçütlere göre verileceğini tanımlamıyor; kâğıtlar da yalnızca dersin öğretmeni tarafından puanlanıyor, ikinci puanlama ya da ortak inceleme öngörülmüyor. Puanlamanın hakkaniyetine ilişkin eleştirilerin ölçme açısından haklı tarafı da burada ortaya çıkıyor.

Puanlama anahtarlarına kısmi puan ölçütlerinin ve farklı puan düzeylerini gösteren örnek yanıtların eklenmesi, öğretmenlerin ortak ölçütleri benzer biçimde uygulamasını kolaylaştıracak ve Bakanlığın eşit standart hedefine doğrudan hizmet edecektir. İngiltere'de sınavları düzenleyen denetleme kurumu Ofqual’ın geniş ölçekli araştırmaları, puanlayıcıların özenle eğitildiği ve denetlendiği sistemlerde dahi, yoruma açık derslerde bağımsız puanlayıcılar arasında farklı notların verilebildiğini belgelemektedir. Bu tür bir izleme, hangi derslerde puanlayıcılara daha fazla destek sunulması gerektiğini somutlaştırabilir.

Bu konuda Türkiye'nin de önemli bir bilgi birikimi var. Bakanlığa bağlı il ölçme ve değerlendirme merkezlerinin, ortak sınavlarda açık uçlu yanıtları puanlayacak öğretmenlere uzun süredir puanlayıcı eğitimi veriyor. Bu eğitimlerin OYSS kapsamındaki tüm branş öğretmenlerine yaygınlaştırılması ve okul örneklemlerinden seçilen kâğıtların kimliksizleştirilerek dijital ortamda ikinci bir gözle puanlanması, öğretmenin yetkisini zedelemeden değerlendirme adaletini güvenceye alabilir.

Veri Yükünün Azaltılması ve Gelişimsel İzleme

Kılavuzdaki örnekte olduğu gibi her kazanım tek soruyla ölçüldüğünde, bir öğrencinin o sorudaki düşük puanı kavram yanılgısından, işlem hatasından ya da soruyu yanlış okumaktan kaynaklanabilir. Ölçme teorisindeki yerleşik bulgular, az sayıda soruya dayalı alt puanların tanısal değerinin sınırlı olduğunu ve tekil görevlerde hata payının yükseldiğini göstermektedir. Bu nedenle kılavuzdaki raporların şube düzeyinde genel eğilimleri sunması ve kazanım verisini öğretmen için yol gösterici bir kılavuz olarak ele alması doğru bir yöntemdir. Soru bazında veri girişi ise öğretmen iş yüküne ilişkin eleştirilerle doğrudan bağlantılıdır. Puan giriş arayüzlerinin öğretmenleri ek bürokratik külfetten kurtaracak biçimde yalınlaştırılması, hem uygulamadaki direnci azaltacak hem de sisteme aktarılan verilerin güvenilirliğini koruyacaktır. Ayrıca ilerleyen dönemlerde test eşitleme tekniklerinin devreye sokulmasıyla, ardışık sınav sonuçları aynı ölçek üzerinde izlenebilir hâle gelerek öğrenci gelişimini takip etme vaadi somutlaşacaktır.

Şeffaf İletişim ve Gelecek Perspektifi

Sonuç olarak OYSS, Bakanlığın okullar arasında eşit standartlar oluşturma, beceri temelli açık uçlu soruların kullanımını yaygınlaştırma ve kazanıma dayalı geri bildirim sağlama hedefleri için önemli bir altyapı sunmaktadır.

Sahadan gelen eleştirilerin haklı yönlerinin dikkate alınması ve sistemin işleyişinin yanı sıra ürettiği puanların geçerliğinin ve güvenirliğinin de düzenli olarak izlenmesi, bu altyapının uzun vadede sürdürülebilir olmasını sağlayacaktır. İlk dönemin bir geçiş evresi olarak görülerek pilot ve ilk dönem bulgularının teknik raporlarla eğitim kamuoyuyla paylaşılması, öğretmenlerden toplanan geri bildirimlerle aksaklıkların giderilmesi, reformun sahiplenilmesinde kilit rol oynayacaktır.

Böylece OYSS, ülkemizin birbirinden farklı sosyoekonomik profillere sahip şehirlerindeki okullarda alınan notların gerçekten eşdeğer bir başarıyı temsil ettiği, öğretmenlerin güven duyduğu ve eğitimde fırsat adaletine kalıcı katkı sağlayan bir sisteme dönüşebilecektir.

 

İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.