Ergenlerle Çalışan Öğretmenler için Nörobilim Odaklı Hizmet İçi Eğitim Programının Çıktıları
Giriş
Eğitimde nörobilim uygulamaları giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Öğrenme sürecine dâhil olan bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerin anlaşılması, öğretmenlerin her öğrencinin ihtiyacına uygun kaliteli bir eğitim sunabilmesi için temel bir gerekliliktir. Ancak, nörobilim, öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimlerinde henüz yaygın şekilde yer almamaktadır. Bunun sonucunda, öğrenmenin nörobiyolojisine yönelik uygulamalar sınıf içerisinde sınırlı düzeyde kalmaktadır. Özellikle ergenlik dönemi, beynin önemli yapısal ve işlevsel değişimler geçirdiği kritik bir evre olması bakımından, ergenlerle çalışan öğretmenlerin bu döneme özgü nörobiyolojik özellikleri anlaması kritiktir. Bu çalışma, ergenlerle çalışan öğretmenlere yönelik bir hizmet içi eğitim programının, öğretmenlerin temel nörobilim kavramlarına ilişkin bilgi düzeyleri ve bu bilgileri eğitimle ilişkilendirme biçimleri üzerindeki etkisini incelemektedir.
Amaç
Araştırmanın temel amacı, ergenlerle çalışan öğretmenlere yönelik düzenlenen “Eğitimde Uygulamalı Nörobilim” (Neuroscience Applied to Education Course) adlı hizmet içi eğitim programının,
- öğretmenlerin yürütücü işlevler, nöroplastisite, bellek ve duygusal süreçler gibi temel nörobilim kavramlarına ilişkin bilgi düzeylerini ne ölçüde geliştirdiğini,
- öğretmenlerin nörobilimin pedagojik uygulamalara katkısına ilişkin algılarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktır.
Yöntem
- Araştırma Deseni: Çalışma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma bir desenle yürütülmüştür. Programın etkililiği, ön test-son test karşılaştırmaları ve açık uçlu sorulara verilen yanıtların nitel analizi yoluyla değerlendirilmiştir.
- Katılımcılar: Araştırma, Brezilya’da Uruguaiana kentinde düzenlenen hizmet içi eğitim programına katılan öğretmenlerle yürütülmüştür. Programa başlangıçta 7 ve 8. sınıflara ders veren 40 öğretmen katılmış; tüm gereklilikleri yerine getiren 26 öğretmenin verileri analizlere dâhil edilmiştir. Katılımcıların yaşları 25 ile 65 arasındadır (M = 46). Öğretmenlerin büyük bölümü pedagojik formasyona ve lisansüstü düzeyde uzmanlık derecesine sahiptir.
- Eğitim Programının Yapısı: Eğitim programı, toplam 5 hafta sürmüş ve 7 yüz yüze oturumdan oluşmuştur. Her oturum yaklaşık 3 saattir; toplamda 21 saatlik bir eğitim uygulanmıştır. Buna ek olarak, çevrim içi platformlar aracılığıyla asenkron etkinlikler yürütülmüştür.
- Program içeriği, ergen beyninin anatomisi ve fizyolojisi; nöroplastisite ve öğrenme; yürütücü işlevler (problem çözme, planlama yapabilme ve öz düzenleme); dikkat, bellek ve duyguların öğrenmedeki rolü; nöromitler; pedagojik yenilik ve nörobilimin eğitimle ilişkisi konularından oluşmaktadır. Eğitim hem teorik hem uygulamaya yönelik verilmiştir.
- Veri Toplama Araçları:
- Bilgi Testi: Eğitim öncesi ve sonrası uygulanan çoktan seçmeli bir testle öğretmenlerin nörobilim bilgi düzeyleri ölçülmüştür.
- Açık Uçlu Sorular: Eğitim sonunda öğretmenlerin nörobilimin eğitime katkısına ilişkin görüşlerini ortaya koymak amacıyla yazılı yanıtlar toplanmıştır.
- Veri Analizi:
- Nicel veriler, ön test ve son test puanları arasında istatistiksel karşılaştırmalar yapılarak analiz edilmiştir.
- Nitel veriler metinsel söylem analizi (textual discourse analysis) yaklaşımıyla çözümlenmiş; öğretmen yanıtlarından anlam birimleri ve tematik kategoriler oluşturulmuştur.
Temel Bulgular
1. Nörobilimle İlgili Bilgi Düzeyindeki Değişim
-
Öğretmenlerin nörobilim konularına ilişkin genel bilgi düzeylerinde eğitim sonrasında istatistiksel olarak anlamlı bir artış görülmüştür (ön testte doğru yanıt oranı = %63,6 → son testte doğru yanıt oranı = %85,5).
-
Öğretmenler en çok duyguların işlenmesi, korku ve duygusal tepkilerin nörobiyolojik temelleri, bellek sistemleri konularında ilerleme kaydetmiştir.
2. Yürütücü İşlevler ve Nöroplastisiteye İlişkin Bulgular
-
Yürütücü işlevler, öz düzenleme ve bellek gibi konularda genel olarak doğru yanıt oranları artmıştır.
-
Ancak yürütücü işlevlerden olan inhibitör kontrol (odağı korumak için dürtüleri kontrol etme) ile ilgili sorularda, eğitim sonrasında doğru yanıt oranları azalmıştır (ön test = %69,2 → son test = %38,5).
-
Nöroplastisiteyi olumlu etkileyen faktörler başlığında, öğretmenlerin eğitim öncesinde de yüksek düzeyde bilgiye sahip olduğu, bu nedenle bu alanda belirgin bir artış gözlenmediği belirtilmiştir.
3. Öğretmen Görüşlerine Dayalı Nitel Bulgular
- Nitel analizler sonucunda, öğretmenlerin nörobilimi eğitimle ilişkilendirme biçimlerinin üç ana tema etrafında toplandığı görülmüştür:
- Pedagojik Uyum: Öğretmenler, öğretim süreçlerinin öğrencilerin bireysel özelliklerine ve gelişim düzeylerine göre uyarlanması gerektiğini vurgulamıştır.
- Yenilik ve Gelenek Dengesi: Öğretmenler, nörobilim alanındaki bilgilerin mevcut öğretim uygulamalarının yerine geçmesinden ziyade, bu uygulamaları destekleyen ve zenginleştiren bir çerçevede kullanılabileceğini belirtmiştir.
- Eğitim Uygulamalarına Yansıtma: Öğretmenler, nörobilim bilgisinin ders planlama, öğrenciyle etkileşim ve öğrenmenin anlamlı hâle getirilmesinde yol gösterici olduğunu ifade etmiştir.
Sonuç
Bu çalışma, ergenlerle çalışan öğretmenler için hazırlanan öğrenmenin nörobiyolojisi hizmet içi eğitiminin, öğretmenlerin temel nörobilim kavramlarına ilişkin bilgi düzeylerini anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir. Bulgular, öğretmenlerin ergen beyninin gelişimsel özelliklerine dair daha bütüncül bir anlayış geliştirdiklerini ve bu bilgiyi pedagojik uygulamalarla ilişkilendirebildiklerini ortaya koymaktadır. Araştırma, nörobilimin öğretmen eğitimine dâhil edilmesinin, öğrenme süreçlerine daha duyarlı ve gelişimsel olarak uygun eğitim ortamlarının oluşturulmasına katkı sağlayabileceğine işaret etmektedir.
Kaynak: Tadielo, A. L. T., Crespo, B. T. T., Franco, R. M., & Mello-Carpes, P. B. (2025). Training teachers in neuroscience for adolescent education: Outcomes of a continuing education program. Mind, Brain, and Education, 19(4), 250–259. https://doi.org/10.1111/mbe.70025