Avustralya’nın Elit Üniversitelerinde Seçicilik Artıyor: Melbourne ve Sydney Garantili Kabul Sistemini Kaldırıyor

Avustralya’nın Elit Üniversitelerinde Seçicilik Artıyor: Melbourne ve Sydney Garantili Kabul Sistemini Kaldırıyor

Avustralya’nın en köklü ve seçkin üniversiteleri, lise başarı puanı yüksek olan öğrencilerin rekabetçi bir değerlendirme sürecine girmeden bölüme kabul edilmesini öngören sistemini (Australian Tertiary Admission Rank [ATAR] guarantee) kaldırıyor. Melbourne Üniversitesi, 2027’den itibaren belirli bir ATAR puanını aşan öğrenciler için sunduğu garantili kabul sistemini kaldırırken, bu uygulamayı yalnızca Avustralya yerlileri ve düşük sosyoekonomik bölgelerden gelen öğrenciler gibi dezavantajlı gruplar için sürdürecek. Sydney Üniversitesi de benzer bir sistemi sonlandırdı.

Değişikliğin arkasında Avustralya yükseköğretim sisteminin finansmanında yapılması planlanan ve üniversitelerin öğrenci sayılarını daha sıkı biçimde kontrol etmesini öngören “kontrollü büyüme” (managed growth) modeli bulunuyor. Yeni sistem kapsamında üniversiteler kendilerine verilen yerel öğrenci kontenjanlarını %5 veya 750 öğrenci üzerinde aşarsa ciddi mali yaptırımlarla karşılaşabilecek. Bu nedenle üniversiteler, hem garantili kabul sistemini kaldırıyor hem de bazı bölümlerde giriş puanlarını yükseltmeyi değerlendiriyor.

Ancak düzenlemenin düşük sosyoekonomik gruplardan gelen öğrencileri daha fazla etkileyebileceği belirtiliyor. Queensland Üniversitesi, bu öğrencilerin düşük ATAR puanıyla kabul edilen gruplarda daha fazla yer aldığını belirtiyor. Üniversite, kontenjanları sınırlamak için sanat, öğretmenlik ve işletme gibi yüksek ATAR puanı gerektirmeyen bölümlerde de kabul için gereken taban puanların yükseltilmesinin gerekebileceğini ifade ediyor. Western Sydney Üniversitesi ise rakip üniversitelerin davranışlarına göre kendi kabul koşullarını değiştirebileceğini belirtiyor. 

Düzenleme, Avustralya üniversiteleri arasındaki orantısız büyüme sorununu çözmeyi amaçlıyor. Hükûmete göre Sydney, Melbourne ve Brisbane gibi büyük şehirlerdeki zengin üniversiteler son yıllarda büyürken, daha küçük ve bölgesel üniversitelerin finansmandaki payı geriledi. Ülkenin en zengin beş üniversitesi 2025’te uluslararası eğitim gelirlerinin %51’ini elde etti; bu oran 2019’da %44’tü. Ancak eleştirmenler, öğrenci sayılarının merkezî biçimde sınırlandırılmasının erişimi daraltabileceğini ve özellikle dezavantajlı öğrenciler üzerinde baskı yaratabileceğini savunuyor. Tasarı, Senato’da önümüzdeki haftalarda görüşülecek. 

Kaynak için tıklayınız

İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.