Geri Bildirim Sürecine Öğrencilerin Etkin Katılımını Sosyal Bilişsel Perspektiften Yeniden Düşünmek
Geri bildirim, öğrenmeyi destekleyen önemli bir araç olmakla birlikte, öğrencilerin geri bildirimi nasıl karşıladığı, bu bilgiyi nasıl değerlendirdiği ve öğrenmelerine ne ölçüde yansıttığı konusu literatürde görece yeni yer almaya başlamıştır. Literatürde geri bildirim, uzun süre boyunca öğretmen tarafından sunulan ve öğrencinin pasif biçimde alıcısı olduğu bir bilgi olarak ele alınmıştır. Güncel yaklaşımlar ise geri bildirimi, öğrencinin aktif katılımını gerektiren bir öğrenme süreci olarak tanımlamaktadır. Bu bakış açısı, öğrencilerin geri bildirim sürecinde etkin birer özne (student feedback agency) olup olmadıkları sorusunu gündeme getirmiştir. Etkin özne olma (agency), öğrencinin geri bildirimi yalnızca alması değil, onu anlamlandırması, değerlendirmesi, gerektiğinde sorgulaması ve öğrenme sürecinde bir rehber olarak kullanması anlamına gelmektedir. Öğrencilerin geri bildirim sürecindeki rolünü Bandura’nın sosyal bilişsel kuramı (social cognitive theory) temelinde ele alan bu çalışma, öğrencilerin geri bildirimi sadece alan değil, öğrenme sürecine aktif olarak katılan bireyler olduğunu vurgulayan bir çerçeve sunmaktadır.
Amaç
Makalenin temel amacı, öğrencilerin geri bildirim süreçlerinde etkin özne olma kavramına ilişkin mevcut yaklaşımların sınırlılıklarını ortaya koymak ve bu sınırlılıkları aşmak üzere sosyal bilişsel kurama dayalı üç boyutlu (kişisel-davranışsal-çevresel) bir kuramsal model geliştirmektir. Bu modelle öğrencilerin geri bildirim sürecinde yalnızca tepki veren bireyler değil, hedef belirleyen, karar alan ve öğrenme süreçlerini yönlendiren etkin özneler olarak ele alınması amaçlanmaktadır.
Yöntem
- Araştırma Deseni: Çalışma, ampirik bir araştırma değildir; kuramsal ve eleştirel bir yorum (commentary) makalesidir. Yazarlar, öğrenci geri bildiriminde etkin özne olma kavramına ilişkin alan yazını sistematik biçimde inceleyerek mevcut kavramsallaştırmaları tartışmaktadır.
- Kuramsal Çerçeve: Makale, Bandura’nın sosyal bilişsel kuramına dayanarak öncül bir model (preliminary model) sunmaktadır. İki temel unsur merkeze alınmıştır:
- İnsanın etkin özne olmasının temel özellikleri: niyetlilik, öngörü, öz düzenleme ve kendi üzerine düşünme;
- Üçlü karşılıklı etkileşim ilkesi (triadic reciprocal causation): kişisel, davranışsal ve çevresel etmenlerin birbirini sürekli olarak etkilemesi.
- Analiz Yaklaşımı: Bireyci, yapısalcı ve sosyal yönelimli yaklaşımlar karşılaştırmalı olarak ele alınmış; her birinin “öğrencinin geri bildirim sürecinde etkin bir özne olarak davranması” kavramını açıklamadaki güçlü ve zayıf yönleri analiz edilmiştir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda yeni bir kavramsal çerçeve önerilmiştir.
Temel Tartışmalar ve Bulgular
- Mevcut Yaklaşımların Sınırlılıkları
- Bireyci yaklaşımlar (individualistic approaches), geri bildirim sürecinde etkin özne olmayı öğrencinin sahip olduğu sabit bir özellik ya da gözlemlenebilir davranışlarla (geri bildirim arayışında olma, etkin uygulama vb.) sınırlandırmakta; duygusal ve bağlamsal etmenleri büyük ölçüde dışarıda bırakmaktadır.
- Tek yönlü yapı-özne yaklaşımları (unidirectional approaches), bağlamın öğrenci üzerindeki etkisini vurgularken öğrencilerin geri bildirim ortamını dönüştürme kapasitesini göz ardı etmektedir.
- Sosyal ve ekolojik yaklaşımlar (sociocultural and ecological approaches) ise öğrencinin etkin özne olma hâlini çoğunlukla çevresel olanaklar ve kısıtlar çerçevesinde değerlendirmekte; öğrencinin proaktif rolünü zayıflatmaktadır.
- Yazarlar, bu yaklaşımların hiçbirinin öğrenci geri bildiriminde etkin özne olmayı dinamik, karşılıklı ve zamana yayılan bir süreç olarak yeterince açıklayamadığını vurgulamaktadır.
- Önerilen Kuramsal Model: Üç Boyutlu Etkin Özne Olma:
- Makale, öğrencilerin geri bildirim alma sürecinde etkin bir özne olmalarını aşağıdaki üç boyutun sürekli etkileşimi olarak tanımlamaktadır:
- Kişisel Boyut: Öğrencinin geri bildirimle etkileşimini şekillendiren kişisel özellikleri kapsar: öz yeterliklerine dair inançları, öğrenme hedefleri, önceki geri bildirim deneyimleri, geri bildirime ilişkin inanç ve tutumları. Bu boyut, öğrencinin geri bildirim sürecine hangi niyetle yaklaştığını ve kendisini bu süreçte ne ölçüde etkin bir özne olarak konumlandırdığını belirler.
- Davranışsal Boyut: Öğrencinin geri bildirimle ilgili somut eylemlerini içerir: geri bildirim arayışında olma, geri bildirimi işleme ve anlamlandırma, geri bildirim üretme (öz değerlendirme, akran geri bildirimi), geri bildirime dayalı olarak harekete geçme. Bu boyutta etkin özne olma, geri bildirimi otomatik biçimde uygulamaktan ziyade, gerektiğinde geri bildirimi sorgulamayı veya bilinçli biçimde reddetmeyi de kapsar.
- Çevresel Boyut: Geri bildirimin oluşturulduğu bağlamı belirleyen unsurları içerir: metinsel düzey (geri bildirimin biçimi ve içeriği), kişiler arası ve etkileşimsel düzey (öğretmen-öğrenci ilişkileri), öğretimsel düzey (ölçme ve değerlendirme tasarımları), sosyokültürel düzey (kültürel normlar ve akademik gelenekler). Bu boyut, öğrencinin etkin özne olma kapasitesini hem destekleyen hem de sınırlayan koşulları tanımlar.
Sonuç
Bu çalışma, öğrencilerin geri bildirim alma sürecinde etkin bir özne olmalarını sabit bir özellik ya da yalnızca bağlam bağımlı bir durum olarak ele alan yaklaşımların ötesine geçerek bu kavramı proaktif, çok boyutlu ve karşılıklı etkileşime dayalı bir süreç olarak yeniden tanımlamaktadır. Önerilen üç boyutlu model, öğrencilerin geri bildirim sürecinde pasif alıcılar değil, öğrenmelerini bilinçli biçimde yönlendiren etkin özneler olduğunu vurgulamaktadır. Makale, bu kuramsal çerçevenin gelecekte nitel ve nicel araştırmalarla sınanması gerektiğini belirtmekte; özellikle boylamsal çalışmalar ve yapısal modeller aracılığıyla etkin özne olmanın zaman içindeki dönüşümünün incelenebileceğini ifade etmektedir. Çalışma, geri bildirim tasarımlarında öğrencilerin etkin birer özne olarak güçlendirilmesine yönelik pedagojik yaklaşımlar oluşturmak için kuramsal zemin sunmaktadır.
Kaynak: Ye, J., Zhang, L. J., & Dixon, H. (2025). Reconceptualising student feedback agency from a social cognitive perspective. Assessment in Education: Principles, Policy & Practice, 32(3), 320–335. https://doi.org/10.1080/0969594X.2025.2533122