Almanya’da Mülteci Çocuklar İçin Ayrı Sınıf Önerisi Tartışma Yarattı
Almanya’da eylül ayında yapılması planlanan eyalet seçimleri öncesinde, Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) Saksonya-Anhalt için hazırladığı eğitim politikası önerileri kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Parti programında zorunlu okula devamın esnetilmesi, mülteci çocukların ayrı sınıflarda okutulması ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının sona erdirilmesi gibi düzenlemeler yer alıyor.
Programda, ailelere çocuklarını okula gönderme veya evde eğitim verme arasında seçim yapma hakkı tanınması öneriliyor. AfD, bu düzenlemeyi okullarda çocuklara siyasi görüşlerin dayatıldığı iddiasıyla savunuyor. Ancak hukuk uzmanları, zorunlu okula devamın yalnızca akademik bilgi kazandırmayı değil, çocukların sosyal beceriler geliştirmesini, farklı görüşlere karşı hoşgörü kazanmasını ve toplumsal hayata katılmasını da amaçladığını belirtiyor.
Programdaki en dikkat çekici önerilerden biri de mülteci ve sığınmacı çocukların sürekli olarak ayrı sınıflarda eğitim görmesi. Hukuki değerlendirmelere göre öğrencilerin dil yeterlikleri dışında başka ölçütlere dayanılarak ayrı sınıflara yerleştirilmesi, eğitim hakkı ve ayrımcılık yasağıyla çelişiyor. Mülteci çocukların genel eğitim sisteminden uzun süre ayrı tutulmasının hem öğrenciler hem de toplum açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
AfD ayrıca engelli ve engelsiz öğrencilerin birlikte öğrenim gördüğü kapsayıcı eğitim modelini sona erdirmeyi ve engelli öğrencileri özel eğitim okullarına yönlendirmeyi planlıyor. Hukuk uzmanları ise kapsayıcı eğitimin bir “deney” değil, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi kapsamında devletlerin yerine getirmesi gereken uluslararası bir yükümlülük olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, eyalet yönetiminin müfredat ve okul yönetimine ilişkin bazı değişiklikleri uygulama yetkisine sahip olabileceğini ancak mülteci öğrencilerin kalıcı biçimde ayrıştırılması ve kapsayıcı eğitimden vazgeçilmesi gibi düzenlemelerin anayasal ve uluslararası hukukla çatışabileceğini belirtiyor.