Orta Asya’da Yabancı Üniversite Yarışı ve “İzole Kampüsler” Tehlikesi
Ortak diploma programları, akademik iş birlikleri ve uydu kampüsler sayesinde Orta Asya, son yıllarda uluslararası yükseköğretim için yeni bir cazibe merkezine dönüştü. Kazakistan ve Özbekistan, yabancı üniversiteleri ülkelerine çekmek için (bu üniversitelerin ülkede şube kampüs açmaları için) yarışırken, uzmanlar bu hamlelerin yerel eğitimi her zaman ileriye taşımayacağı görüşünde. Kazakistan; 2025 sonu itibarıyla 33’ü şube kampüs olmak üzere önde gelen yabancı üniversitelerle 40 stratejik ortaklık kurduğunu, 2025-2026 akademik yılında 88 ülkeden 35 bini aşkın yabancı öğrenciye ev sahipliği yaptığını ve 2029’a kadar bu sayıyı 100 bine ulaştırmayı hedeflediğini duyurdu. Özbekistan’da ise aynı dönemde faaliyet gösteren yabancı üniversite sayısı 32’ye ulaşırken, yılın ilk yarısında ülkeye 21 binden fazla yabancı öğrenci geldi.
Oxford Üniversitesi Karşılaştırmalı ve Uluslararası Eğitim Profesörü Maia Chankseliani, her iki ülkenin de bu süreçte son derece bilinçli hareket ettiğini vurguluyor. Kazakistan’ın uluslararası ortaklıkları kendi sistemini dönüştürmek için kullanma konusunda daha köklü bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekiyor (2010’da Cambridge ve UCL ortaklığıyla kurulan Nazarbayev University bunun bir örneği). Bununla birlikte Chankseliani, yabancı bir üniversiteyi ülkeye getirmenin yerel sistemi kendiliğinden güçlendirmeyeceğinin altını çiziyor. Asıl riskin; tabelasında yabancı bir marka taşıyan ama bulunduğu ülkenin eğitim sistemine entegre olamayan, adeta “izole birer ada” gibi çalışan kurumlar türetmek olduğunu vurguluyor. Uzmanlar da benzer şekilde, küresel bir akademik markayı ithal etmenin kolay; o markanın niteliğini ve kurumsal kültürünü yerel dokuya entegre etmenin ise çok daha çetin bir sınav olduğu görüşünde birleşiyor.