Enstitü Kitaplık Buluşmaları “Hıristiyan Siyonizmi: Emperyalist Bir Teopolitik Hareket” Söyleşisiyle Başladı
Enstitü Sosyal, beşerî ve sosyal bilimler alanında farklı perspektifler sunan, yenilikçi yöntemler kullanan ve vizyoner eserleri ele alan Enstitü Kitaplık Buluşmaları serisinin ilk etkinliğini 16 Nisan 2026 tarihinde düzenledi. Serinin ilk buluşmasında Prof. Dr. Hafize Şule Albayrak, Batı’nın emperyal politikalarının teolojik ve ideolojik arka planını ele aldığı Hıristiyan Siyonizmi: Emperyalist Bir Teopolitik Hareket kitabını tartıştı. Enstitü Sosyal Araştırma Destekleri ve Projeler Direktörü Sefer Soydar moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Hristiyan siyonizminin teolojik kökenlerinden günümüze uzanan tarihsel gelişimi incelenirken, dinî söylemlerin emperyal politikaların meşrulaştırılmasındaki rolü, Evanjelik hareketlerin siyasi karar alma mekanizmaları üzerindeki etkisi ve bu teopolitik çerçevenin uluslararası siyasetteki yansımaları değerlendirildi.
Albayrak konuşmasına, 19. yüzyılda İngiltere’nin Osmanlı coğrafyası üzerindeki emperyalist çıkarlarının etkisiyle doğan ve Amerika’da güç kazanan Hristiyan siyonizminin kökenlerine değinerek başladı. Hristiyan siyonizminin, dinî bir oluşumun ötesinde coğrafyaları işgal etmeye, toplumları dönüştürmeye ve kaynaklara el koymaya yönelik emperyalist bir teopolitik hareket olduğunu ifade etti. 20. yüzyılın en etkili Amerikalı vaizlerinden Billy Graham gibi Evanjelik liderlerin etkisiyle şekillenen Hristiyan siyonizminin zamanla Protestan çevrelerin ötesine geçerek Katolik ve Ortodoks geleneklerinde de etkisinin arttığını söyledi. Hareketin nihai hedefinin ise küresel ölçekte ortak bir Hristiyan kimliği, siyasi tahayyül ve toplumsal meşruiyet oluşturmak olduğunu vurguladı.
Albayrak söyleşinin devamında dinî söylemlerin, emperyal politikaların meşrulaştırılmasındaki rolüne değindi. Evanjelik düşüncede merkezî bir yer tutan ve Hz. İsa aracılığıyla gerçekleşeceği düşünülen “kurtuluş” anlayışının, toplumsal ve siyasal olayları anlamlandıran bir çerçeveye dönüştüğünü belirterek, bu yaklaşımın küresel ittifakları, dış politika tercihlerini ve toplumların dünya algısını şekillendiren önemli unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. Evanjelik hareketlerin, ABD iç siyasetinde karar alma süreçleri üzerindeki etkisine de değinen Albayrak, Falwell’in geliştirdiği “ahlaklı çoğunluk” anlayışının muhafazakâr seçmeni siyasal olarak mobilize ettiğini ve dinî söylemin toplumsal düzen tasavvurları için önemli bir meşruiyet kaynağı hâline geldiğini ifade etti.
Albayrak, 11 Eylül 2001 saldırıları sırasında ve 7 Ekim 2023’ten günümüze süregelen Gazze soykırımı boyunca ABD’li ve İsrailli politika yapıcılarının kullandığı “barbar terörist” ve “Orta Doğulu canavarlar” gibi söylemlerin, kutsal metinlerin harfi harfine okunmasına dayanan literalist yaklaşımın ve dünyayı iyi-kötü, kurtuluş-tehdit gibi keskin karşıtlıklar üzerinden anlamlandıran Hristiyan fundamentalist düşüncenin güncel siyasi dile yansıması olduğuna dikkat çekti. Evanjelik çevrelerin İsrail’in güvenliği ve Kudüs’ün statüsü gibi konularda uzun yıllardır etkili bir lobi faaliyeti yürüttüğünü belirten Albayrak, ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması gibi kararların teolojik saiklerle ilişkili olduğunu vurguladı.
Söyleşinin son bölümünde tartışma, Hristiyan siyonizmi örneğinden hareketle dinin günümüz dünyasındaki yerine yöneldi. Albayrak, modern dönemde dinin kamusal ve siyasal alandan çekildiği yönündeki yaygın kabulün artık birçok gelişmeyi açıklamakta yetersiz kaldığını savundu. Ukrayna ve Moskova kiliseleri arasındaki ayrışmadan Orta Doğu’daki güncel krizlere kadar uzanan örneklerin, dinî kurumların devletler arası ilişkilerde ve egemenlik mücadelelerinde oynadığı rolü görünür kıldığını belirtti. Dinin, küresel siyaseti anlamaya çalışan araştırmacılar için yeniden göz ardı edilemeyecek bir alan hâline geldiğini ifade etti.
Söyleşi, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Enstitü Sosyal, Enstitü Kitaplık Buluşmaları ile, beşerî ve sosyal bilimler alanlarında öne çıkan eserlerin yazarlarını ilgilileriyle buluşturmayı sürdürecek.