Dünyadan Yansımalar

Walter D. Mignolo ile “Küresel Paradigmaları Yeniden Düşünmek: 21. Yüzyılda Dekolonyal Bir Uzlaşı Mümkün mü?” 

Enstitü Sosyal, “Dünyadan Yansımalar” serisi kapsamında 25 Kasım’da Duke Üniversitesinden filozof, göstergebilimci ve dekolonyal teorinin önde gelen isimlerinden Prof. Walter D. Mignolo’yu ağırladı. “Küresel Paradigmaları Yeniden Düşünmek: 21. Yüzyılda Dekolonyal Bir Uzlaşı Mümkün mü?” başlıklı söyleşide Mignolo, modernitenin “evrensel” diye sunulan bilgi ve siyaset anlayışlarının nasıl Batı merkezli kolonyal bir tasarıma dayandığını tartıştı. Ayrıca, çoğul epistemolojilerin ve farklı bilgi geleneklerinin yan yana var olabildiği dekolonyal alternatiflerin nasıl geliştirilebileceğine dair perspektiflerini paylaştı.

Prof. Mignolo, “Modernite kendiliğinden ortaya çıkmış bir tarihsel dönem mi, yoksa Avrupa merkezli bir anlatılar bütünü ve bir hikâye kurma biçimi mi?” sorusunu yönelten Mignolo’ya göre “İnsanlığın ortak kaderi anlatısı olarak modernite, Avrupa’nın kolonizasyon sürecini meşrulaştırmak için tasarlanmış siyasi bir proje ve bu projenin ötesine geçmek yalnızca devlet politikalarıyla mümkün değil. Üniversiteler, medya, toplumsal hareketler hatta müzeler gibi kamusal alanın farklı aktörleri tarafından yürütülen dekolonyal çabalar da bu sürecin temel parçalarıdır.” 

Mignolo, Perulu sosyolog ve dekolonyal teorisyen Aníbal Quijano’nun Latin Amerika’daki bağımlılık teorisi tartışmalarını yeniden şekillendiren “kolonyalite” kavramına dikkat çekti ve “Modernite bir kurtuluş söylemidir; Avrupa’da yaratılan anlatılar yığını tarafından tanımlanan tarihsel bir dönemdir; kolonyalite ise modernitenin karanlık ve gizli yüzüdür.” dedi.

Kolonyalitenin fiilî sömürgeleştirmenin sona ermesinden sonra da etkisini sürdürdüğünü belirten Mignolo, günümüz çatışmalarını kolonyal matris üzerinden okumanın önemine dikkat çekti: “Kolonyalite, modernitenin herkesi fiilî sömürgeleştirme olmaksızın etkilediği bir durumdur. Bu yüzden 20. yüzyılın ikinci yarısında kolonyalizm sona ermiştir ancak koloniyalite sona ermemiştir. Kolonyalite iki temel görev üstlenir: Birincisi, kolonyal iktidar iradesini analiz etmek; ikincisi, bu iradeyi hayata geçiren kolonyal matrisi çözümlemektir. 21. yüzyılda Rusya ve Çin’in yükselişi, bu kolonyal matrisin eleştirisini ve yeniden tartışılmasını tetiklemeli”. Söyleşide, anlatının gücüne de vurgu yapıldı: “Parayı kontrol eden, aynı zamanda anlamı da kontrol eder. Günümüzde çatışmalar yalnızca silahla değil, hangi anlatıların öne çıktığı üzerinden yürütülüyor. Batı’nın diğer ülkeleri yayılmacılıkla suçlaması kendi üstünlük iddiasını sürdürme çabasıdır; her suçlama aynı zamanda itiraf niteliğindedir.”

Söyleşinin sonunda Mignolo, dekolonyal uzlaşının devletler arası pazarlıklarla değil, toplumsal hareketler, üniversiteler, medya ve kamusal alan üzerinden inşa edilebileceğini belirterek bilgi alanlarının sömürgesizleştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Söyleşi soru-cevap oturumu ile sona erdi. 

İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.