Global Reflections

Carl Benedikt Frey ile “Yapay Zekâ Çağı: Teknoloji ve Ulusların Kaderi” 

Enstitü Sosyalin “Dünyadan Yansımalar” serisinin 5 Aralık’taki konuğu, Oxford Üniversitesinden iktisat tarihçisi, ekonomist ve yazar Prof. Dr. Carl Benedikt Frey oldu. “Yapay Zekâ Çağı: Teknoloji ve Ulusların Kaderi” başlıklı sunumunda Frey, yapay zekânın küresel ekonomi, iş gücü piyasaları ve uluslararası rekabet üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir çerçevede ele aldı.

Söyleşinin ilk bölümünde Frey, yapay zekânın kapasitesi ve sınırları üzerinde durdu. Yapay zekânın ezberleme ve statik bilgi alanlarında son derece güçlü olduğunu, ancak yaratıcılık, algılama ve karmaşık sosyal ilişkiler gibi alanlarda insanın yerini henüz alamadığını vurguladı. Bu üç alanın hâlâ yapay zekâ için temel “dar boğazlar” olmaya devam ettiğini belirten Frey, dünyadaki hızlı ve sürekli değişimin, bu sınırlamaları daha da belirgin hâle getirdiğini ifade etti.

İkinci olarak iş gücü piyasaları ve küresel ekonomi tartışıldı. Frey, otomasyonun özellikle lojistik ve rutin işlerde baskı yarattığını, buna karşın hizmet ticareti, dış kaynak kullanımı ve dijitalleşmenin yeni fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Yapay zekânın birçok işi tamamen ortadan kaldırmasa bile bazı mesleklerin önemli bir bölümünün daha düşük maliyetli ülkelere kaymasına yol açabileceğini belirtti. Bu durumun gelişmekte olan ekonomiler için bir fırsat, gelişmiş ülkelerdeki beyaz yakalı çalışanlar için ise ciddi bir meydan okuma anlamına geldiğini vurguladı.

Eğitim ve bireysel yetkinlikler başlığı altında Frey, yapay zekâ çağında “hangi mesleğin seçilmesi gerektiği” sorusuna temkinli yaklaştı. Kaçınılması gereken tek bir alan olmadığını belirterek klasik bilimler, matematik ve fiziğin hâlâ güçlü bir temel sunduğunu ifade etti. Ona göre asıl belirleyici unsur, yapılan işin statik değil, yeni bilgi üretmeye ve değişen koşullara yanıt vermeye açık olması. Frey, “Kestirme bir yol varsa insanlar onu kullanır, bu yüzden eğitimde gerçek öğrenmeye alan açan sınavlara ihtiyacımız var.” sözleriyle öğrenmenin merkeziliğine dikkat çekti. Yapay zekânın ise çıktılar üreten bir araçtan ziyade, öğrenmeyi derinleştiren bir destek mekanizması olarak konumlanması gerektiğini vurguladı.

Söyleşinin son bölümünde politik ekonomi ve düzenleme tartışmaları öne çıktı. Frey, yapay zekânın büyük bir servet üretme potansiyeline sahip olduğunu, ancak asıl meselenin bu değerin toplum içinde nasıl paylaşılacağı olduğunu ifade etti. Evrensel temel gelir fikrine tamamen karşı olmadığını, ancak bunun mutlaka hedefli ve adil mekanizmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yapay zekâ düzenlemelerinde tekelleşme riskine de dikkat çeken Frey, aşırı düzenlemenin yeniliği boğabileceğini, yetersiz düzenlemenin ise son derece güçlü ve hesap vermez aktörler yaratabileceğini söyledi.

Söyleşi, yapay zekânın teknolojik bir mesele olmanın ötesinde, eğitimden siyasete, emekten refaha uzanan geniş bir politik ekonomi tartışması gerektirdiğini ortaya koyarak katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.

İki Nokta Posts

Click and Read.