Batı’da Üniversiteler Tarafsızlığını Kaybediyor

Batı’da Üniversiteler Tarafsızlığını Kaybediyor

Batı dünyasında üniversitelerin tarafsızlığını kaybederek ideolojik kamplara dönüştüğü yönündeki tartışmalar giderek alevleniyor. Eleştirmenlere göre, hakikatin peşinde koşmak için kurulan yükseköğretim kurumları bugün aktivizmin ve politik doğruculuğun kaleleri haline gelmiş durumda.

Manhattan Enstitüsü Anayasa Çalışmaları Direktörü Ilya Shapiro ve hukuk politikaları analisti Charles Yockey, yayımladıkları makalede Batı’daki üniversitelerin kurucu sözleşmelerini ihlal ettiğini ve içerden reformun artık imkânsız göründüğünü savunuyor.

Benzer tartışmalar ABD’de de yaşanıyor. Üniversitelerin, “çeşitlilik beyanları” (diversity declarations) gibi ideolojik kriterlerle akademisyenleri elediği ve kamu fonlarını politik aktivizme aktardığı öne sürülüyor. Yazarlar, üniversitelerin siyasi sadakat testlerini kaldırması, ırk temelli bürokrasileri dağıtması ve liyakati yeniden önceliklendirmesi gerektiğini vurguluyor.

Shapiro ve Yockey, Batı için örnek alınabilecek modelin Macaristan olduğunu öne sürüyor ve 2021’den itibaren birçok devlet üniversitesinin vakıf yapısına dönüştürüldüğünü, akademisyenler ve sivil liderlerden oluşan mütevelli heyetlerinin akademik bütünlük ve hesap verebilirliği sağlamakla görevlendirildiğini aktarıyorlar. Batılı çevrelerde “otoriter” olarak eleştirilen bu sistemin aslında Almanya ve Hollanda’daki örneklere benzediği, bu nedenle eleştirilerin teknikten ziyade siyasi nitelik taşıdığı belirtiliyor.

Kaynakça için tıklayın

İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.