Pandemiler Tarihe mi Karışacak? Cambridge’in Yapay Zekâ ile Tasarladığı Evrensel Aşı Test Edildi
Cambridge Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma ekibi ve üniversitenin iştiraki olan DIOSynVax şirketi, tıp dünyasında ses getirecek yeni bir ‘‘evrensel aşı’’ teknolojisi geliştirdi. Geleneksel aşıların aksine, virüslerin sürekli mutasyona uğrayarak aşılardan kaçma problemine kökten bir çözüm getirmeyi vadeden bu teknoloji, tek bir aşıyla binlerce virüs varyantına (koronavirüs veya Ebola gibi) karşı geniş kapsamlı bir koruma sağlamayı hedefliyor. Geliştirilen yöntemin en dikkat çekici yönü ise, tıp tarihinde ilk kez aktif bileşeni (antijeni) tamamen bilgisayar simülasyonları ve yapay zekâ tarafından tasarlanan bir aşının insan üzerinde başarıyla test edilmiş olması.
Yürütülen Faz 1 klinik çalışmasında, 18-50 yaş arasındaki gönüllüler üzerinde denenen ‘‘pan-sarbecovirus’’ aşısının güvenli olduğu ve hiçbir ciddi yan etki göstermediği rapor edildi. Yapay zekâ, dünya genelindeki gözetim programlarından elde edilen tüm genetik sekans verilerini analiz ederek, tüm koronavirüs ailesinin ortak özelliklerini barındıran bir ‘‘süper antijen’’ tasarladı. Sonuçlar, aşının COVID-19 ve SARS virüslerinin yanı sıra, hayvanlardan insanlara bulaşarak gelecekte pandemiye yol açma potansiyeli taşıyan yarasa virüslerine karşı da bağışıklık yanıtı oluşturduğunu gösterdi. Üstelik aşı, iğne korkusu olanlar için büyük bir kolaylık sağlayan, mikro akışkan jet teknolojisine sahip iğnesiz bir yöntemle uygulandı.
Projenin bilimsel lideri Profesör Jonathan Heeney, bu teknolojiyle aşı geliştirmeyi virüslerin gerisinde kalan ‘‘reaktif’’ bir yapıdan çıkarıp ‘‘geleceğe uyumlu’’ hâle getirdiklerini belirtti ve mevcut aşı sistemlerinin sürekli mutasyonları yakalamaya çalışmasını ‘‘kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan bir köpeğe’’ benzetti. Çalışmanın baş araştırmacısı Southampton Üniversitesinden Profesör Saul Faust da bu yeni sınıf evrensel aşıların salgın öncesinde geliştirilip klinik aşamaya getirilmesi hâlinde milyonlarca hayatın kurtarılabileceği, karantinaların önlenebileceği ve ekonominin korunabileceğini ifade etti. Ancak, laboratuvar ortamında ve sınırlı sayıdaki gönüllüde olumlu sonuçlar veren bu yenilikçi aşının gerçek klinik başarısı henüz netlik kazanmış değil. Aşının daha geniş, farklı yaş ve genetik gruplardan oluşan kitleler üzerinde küresel salgınları önlemede ne derece etkili olacağı hâlâ bir soru işareti. Bu doğrultuda Faz 2 klinik çalışmalarına başlanması planlanan projenin, uzun vadede vaat ettiği hedeflere ulaşıp ulaşamayacağı tıp dünyasında büyük bir merak konusu.