Enstitüden Haberler

“Ulusal Doğurganlık Yol Haritası Politika Teklifi” Yuvarlak Masa Toplantısı 

Enstitü Sosyalde 26 Kasım 2025 tarihinde “Ulusal Doğurganlık Yol Haritası Politika Teklifi” başlıklı yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin doğurganlık dinamiklerinin bütüncül ve disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındığı toplantıya akademisyenler, kadın doğum uzmanları, medya profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Katılımcılar, doğurganlığı demografik bir olgunun ötesinde, sosyal, ekonomik, kültürel ve yönetişimsel boyutlarıyla çok katmanlı bir mesele olarak değerlendirdi.

Toplantı, Enstitü Sosyal Toplum Birimi Araştırmacısı Rumeysa Hafızoğlu’nun moderatörlüğünde iki oturum hâlinde gerçekleştirildi. İlk oturumda Enstitü Sosyal tarafından yürütülen “Ulusal Doğurganlık Yol Haritası Politika Teklifi” çalışması katılımcılarla paylaşıldı. Enstitü Sosyal Toplum Birimi Araştırmacısı Nursen Tekgöz; çocuk sahibi olmaya yönelik algının değişmesi, ideal ve istenen çocuk sayısına yönelik tercihler, geç evlilik ve boşanma eğilimleri ve yeni nesil ebeveynlik biçimleri bağlamında demografik dönüşüme ilişkin elde edilen güncel bulguları sundu. Türkiye’de doğurganlık davranışlarını şekillendiren kültürel, psikolojik ve toplumsal dinamiklere dikkat çekildi.

Toplantı, Doç. Dr. Talip Yiğit’in, Enstitü Sosyalin “Ulusal Doğurganlık Yol Haritası Politika Teklifi”ne ilişkin sunumuyla devam etti. Sunumda, Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüş ve demografik yapıdaki değişim doğrultusunda geliştirilen politika yaklaşımı, öncelikli müdahale alanları ve stratejik hedefler irdelendi. Yiğit, bu çalışmanın temel amacının doğurganlık hızını yerel, bölgesel ve ulusal dinamiklere duyarlı bir biçimde desteklemek, politika, standart ve uygulamaları sistematik bir çerçeveye oturtmak ve izlenebilir, ölçülebilir sonuçlar elde etmek olduğunu belirtti. Bu kapsamda uzun vadeli, bölgesel ve çok boyutlu politika önerileri katılımcılarla paylaşıldı.

Toplantının ikinci oturumunda uzmanlar, Türkiye’nin demografik dönüşümünü yönetebilmek ve aile yaşamını güçlendirmek için kalıcı ve bütüncül reformlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Öne çıkan öneriler arasında, bölgesel ihtiyaçlara göre teşviklerin farklılaştırılması ve bakım emeğinin profesyonelleştirilmesi yer aldı. Ayrıca aile yaşamını destekleyen konut modellerinin ve güvenli yaşam alanlarının yaygınlaştırılması gerektiği dile getirildi. 

Katılımcılardan Prof. Dr. Murat Şentürk, doğurganlıktaki düşüşün sadece bireysel tercihler ya da tekil yaşam biçimleri üzerinden açıklanamayacağını vurgulayarak doğurganlık politikalarının kent ve kır arasındaki farklılıkları ve mekânsal koşulları birlikte ele alması gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Şule Selman ise doğurganlığın azalmasında doğum süreçlerinde yaşanan travmaların etkisine dikkat çekerek güvenli ve destekleyici doğum ortamlarının öneminin altını çizdi. Toplantıda ele alınan politika önerileri; ekonomik teşvikler, sağlık ve bakım altyapısı, şehirleşme ve konut modelleri, kuşaklar arası destek mekanizmaları başlıkları altında toplandı. Ayrıca sivil toplumun yerel ve mekânsal ihtiyaçların tespitinde daha aktif rol üstlenmesi ve doğurganlığın mahremiyetine saygı duyan yeni bir iletişim dilinin geliştirilmesi ile, buna yönelik medya stratejileri de ele alındı.

Toplantı kapsamında, yürütülmekte olan demografi çalışmalarının ortaya koyduğu sorun alanları detaylı biçimde değerlendirildi. Ayrıca Enstitü Sosyalin ilerleyen günlerde kamuoyuna duyuracağı “Ulusal Doğurganlık Yol Haritası Politika Teklifi”ne ilişkin taslak çerçeve, Türkiye’de sürdürülebilir nüfus yapısını ve nitelikli aile yaşamını destekleyecek uzun vadeli bir politika zemini olarak ele alındı. Toplantının çıktıları; öncelikli politika alanlarının belirlenmesi, aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arası eş güdümün artırılması yönünde şekillendi. İlerleyen dönemde bu çalışmaların nihai hâle getirilmesi ve Türkiye’nin demografi ve doğurganlık politikalarına bilimsel temelli katkı sunması hedefleniyor.

İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.