Öğretmenlere Yönelik İleri Yapay Zekâ Uygulamaları Eğitimi Düzenlendi
Enstitü Sosyalin Okul Gelişim Programı kapsamında 1 Nisan-6 Mayıs 2026 tarihleri arasında çevrim içi ortamda gerçekleştirilen “İleri Düzey Yapay Zekâ Uygulamaları Öğretmen Eğitimi” programı tamamlandı. Dr. Erol Yücel ve Dr. Ümit Atlamaz tarafından verilen eğitim, daha önce yapay zekâ alanında temel düzeyde eğitim almış her kademe ve branştan öğretmen ve öğretmen adaylarını bir araya getirdi. Beş hafta süren eğitimde, katılımcılara yapay zekâyı eğitim süreçlerine bilinçli, verimli ve etik bir biçimde entegre etmeye yönelik kapsamlı bir içerik sunuldu.

İlk derste, yapay zekânın doğru kullanıldığında bir “tehdit” değil, etkili bir “asistan” olduğu vurgulandı. Günümüz yapay zekâ modellerinin imkânları ve sınırlılıkları, yapay zekâ ajanları ve otonom sistemlerin temel kavramları ve büyük dil modellerinin (large language models-LLMs) çalışma prensipleri ele alındı. ChatGPT, Claude, Gemini, NotebookLM ve Perplexity gibi araçlar karşılaştırmalı olarak incelendi ve katılımcılar kendi branşları doğrultusunda seçtikleri bir araçla uygulamalı çalışmalar gerçekleştirdi. Ayrıca, bilginin hızla arttığı bu dönemde, Google Keep gibi araçlarla kişisel bir “ikinci beyin” oluşturmanın ve not alma becerisinin önemine dikkat çekildi.
İkinci derste, yapay zekâ destekli öğretim tasarımlarına yönelik ileri düzey içerik üretim becerileri incelendi. Eğitim süreçlerinde kullanılabilecek ileri istem (prompt) yazma teknikleri üzerine kapsamlı bir çalışma yürütüldü; Bloom’un taksonomisiyle uyumlu eğitim istemleri tasarlandı ve bu istemlerin nasıl yapılandırılması gerektiği uygulamalı olarak ele alındı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli araçlar aracılığıyla ders kazanımlarına uygun etkinlik tasarlama, içerik farklılaştırma ve öğrenci seviyesine göre uyarlama yöntemleri üzerinde çalışarak farklı öğrenme düzeylerine hitap eden ders planları oluşturma imkânı buldu.
Üçüncü derste, yapay zekânın anatomisi, dil modellerinin çalışma prensipleri ve derin öğrenme konularını ele alan bir eğitim verildi. Eğitimde öncelikle “Zekâ nedir?” sorusu tartışmaya açıldı; düşünme, planlama ve dil gibi becerilerin zekânın birer parçası olduğu, bu davranış biçimlerinin yapay zekâ aracılığıyla taklit edilmeye çalışıldığı belirtildi. 1960’lardan günümüze yapay zekânın tarihsel gelişimine değinildi; özellikle 2018 yılındaki Transformer devriminin (metin içindeki kelimelerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve bağlamını aynı anda hesaplayarak bir sonraki adımı tahmin eden yapay zekâ mimarisi) bugünkü ChatGPT ve Gemini gibi sistemlerin temelini oluşturduğu vurgulandı. Büyük dil modellerinin aslında karmaşık birer olasılık hesaplama sistemi olduğu, modellerin bir kelimeden sonra hangi kelimenin geleceğini milyarlarca parametre ve ağırlık hesabı kullanarak tahmin ettiği ifade edildi. Katılımcılara ayrıca yapay zekânın günlük hayatta daha etkin kullanımı için “bağlam” (context) yönetiminin önemi aktarıldı.
Dördüncü derste, öğretmenlere yönelik yapay zekâ platformlarının kullanımı ele alındı. Oturum kapsamında katılımcılar Miro platformuna giriş yaparak hesap oluşturma sürecini deneyimledi ve sistemin temel özellikleri ile kullanım alanları hakkında bilgilendirildi. Uygulama sürecinde bu platformun Claude, NotebookLM veya ChatGPT gibi mevcut yapay zekâ araçlarından farklı yönleri, uygulamalı örneklerle incelendi. Katılımcılar, yapay zekâ destekli araçlar aracılığıyla ders tasarım süreçlerini yeniden yapılandırma imkânı buldu. Yapay zekânın eğitimde veri temelli karar alma süreçlerine katkısı örnekler üzerinden değerlendirildi.
Beşinci derste öğretmenlerin ders materyallerini dijitalleştirmeleri için pratik çözümler sunuldu. Claude gibi yapay zekâ modellerinin kullanılmasıyla çok kısa süre içerisinde menülerin ve açıklamaların bulunduğu profesyonel interaktif HTML kitaplar ve dashboardlar hazırlanabileceği uygulamalı olarak gösterildi. Bu yöntemin, statik PowerPoint sunumlarının ötesine geçerek öğrencilerin ilgisini canlı tutabileceği vurgulandı. Bunun yanında sonsuz bir yazı tahtası olan Miro’nun öğrencilerin aynı anda çalışmasına, kitapların sayfalarına notlar eklemelerine ve görsel sunumlar hazırlamalarına olanak sağladığı da paylaşıldı.
Program, katılımcılara yapay zekânın güncel yeteneklerini ve sınırlılıklarını açıklayabilme, ileri düzey prompt yazabilme, yapay zekâ üretimlerini eleştirel olarak değerlendirebilme, halüsinasyon tespiti ve kaynak doğrulama yapabilme, ders materyali geliştirebilme ve kendi branşlarına özgü bir yapay zekâ asistanı tasarlayabilme konularında çalışma fırsatı sundu.