Enstitü Sosyal, Dijital Oyunlar için Geliştirdiği Derecelendirme Sistemi Modelini Paydaşlarla Değerlendirdi
Enstitü Sosyal, 24 Nisan’da Türkiye için Bir Oyun Derecelendirme Sistemi Modeli Çalıştayı gerçekleştirdi. Çalıştayda, hazırlık aşamasındaki dijital oyun derecelendirme sistemi modeli ve buna ait web arayüzü tanıtıldı. Oyun geliştiriciler, psikologlar, öğretmenler, akademisyenler ve velilerin katıldığı çalıştayda, sistemin işleyişine ilişkin katılımcı görüşleri doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme süreci yürütüldü.Çalıştayda, dijital oyunların çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerinin artmasıyla birlikte, yerel ihtiyaçlara duyarlı ve bütüncül bir derecelendirme sistemine duyulan gereksinim vurgulandı. Bu kapsamda geliştirilen modelin, yalnızca riskleri sınırlamaya odaklanmadığı, oyunların eğitsel katkılarını, olumlu rol model sunumlarını ve güvenli etkileşim özelliklerini de değerlendiren bir yaklaşım sunduğu ifade edildi.
Tanıtımı yapılan sistemin beyan esaslı yapısı, uygulama kolaylığı açısından olumlu karşılanırken katılımcılar özellikle denetim süreçlerinin nasıl işletileceği üzerine görüşlerini paylaştı. Uzun oynama sürelerine sahip oyunların incelenmesi, beyanların doğrulanması ve editör denetiminin güçlendirilmesi gibi başlıklar değerlendirildi. Programda sisteme oyun içi videoların eklenmesi ve ekran görüntülerinin paylaşılması yönünde öneriler sunuldu. Bununla birlikte, topluluk geri bildirimlerinin değerlendirme sürecindeki etkin rolü modelin güçlü bir yanı olarak kaydedildi.
Değerlendirme sürecinde sistemin dinamik yapısı da ele alındı. Oyunların sürekli güncellenen yapısı nedeniyle, her güncellemenin içerik üzerindeki etkisinin dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, büyük güncellemelerde yeniden değerlendirme yapılması ve sürüm bazlı takip mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.İçerik sınıflandırmalarına ilişkin değerlendirmelerde ise şiddet, korku, kumar ve etkileşim gibi unsurların yalnızca varlığıyla değil, sunum biçimi ve etkisiyle birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Etik, değerler ve kültürel hassasiyetlerin sistem içerisinde daha görünür hâle getirilmesi ve bilgilendirici bir çerçevede sunulması önerildi.
Çalıştayda ayrıca oyunların bağımlılık yapıcı özellikleri de gündeme geldi. Katılımcılar, bu tür tasarım unsurlarının değerlendirme kriterlerine dâhil edilmesi gerektiğini belirterek, oyunlarda süre hatırlatıcıları ve görsel uyarı sistemleri gibi önleyici mekanizmaların geliştirilebileceğini ifade etti.
Çalıştay, geliştirilen sistemin sahadan gelen geri bildirimlerle güçlendirilmesine olanak sağlarken Türkiye’ye özgü, çok boyutlu ve uygulanabilir bir derecelendirme modelinin oluşturulması sürecinde önemli bir adım olarak değerlendirildi.