Dünyadan Yansımalar

Rania Awaad ile “Modern Psikoloji Ruhsal İhtiyaçlarımızı Karşılıyor mu?” 

Enstitü Sosyal “Dünyadan Yansımalar” serisi kapsamında 17 Ekim’de İslami psikoloji alanında öncü isimlerden, Stanford Üniversitesinden psikiyatrist Dr. Rania Awaad’ı ağırladı. “Modern Psikoloji Ruhsal İhtiyaçlarımızı Karşılıyor mu?” başlıklı söyleşide Awaad, modern psikolojinin sınırlarını İslami perspektiften değerlendirerek ruh sağlığında dinî, manevi ve kültürel hassasiyetlerin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.

Awaad konuşmasında, “İslami bütünleşik psikoterapi” (Islamic integrated psychotherapy) yaklaşımını tanıttı. Bu modelin, İslam’ın değer dünyasını ve temel kavramlarını psikoterapi sürecinin hedefleri, dili ve müdahale repertuarıyla sistematik biçimde buluşturmayı amaçladığını vurguladı. Awaad, “Henüz bu alanda veri toplama ve analiz süreçlerinin başındayız. Şu anda temel amacımız, bu yaklaşımın bilişsel davranışçı terapi (CBT) gibi yerleşik modellerle aynı bilimsel ve klinik standartları karşılayıp karşılamadığını görmek.” diyerek, klinik olarak uygulanabilir yeni modellerin geliştirilmesinin ruh sağlığı alanında yöntem repertuarını genişletmek açısından önemli fırsat sunduğunu ifade etti. 

Teknoloji ve yapay zekânın ruhsal iyilik hâli üzerindeki etkilerine de değinen Awaad, “Yapay zekâ bize birçok alanda kolaylık sağlasa da, yoğun ve kontrolsüz maruziyet bireyin gerçeklik algısında kaymaya yol açabilir,” diyerek dijital ortamın gündelik hayatla kurulan ilişkiyi yeniden biçimlendirdiğine dikkat çekti. Awaad’a göre bu tür bir kopuş, özellikle sürekli çevrim içi olma, algoritmik içerik akışı ve dijital etkileşimlerin yüz yüze ilişkilerin yerini alması gibi dinamiklerle birleştiğinde, yalnızlık hissini derinleştirebilir; kaygı ve depresif belirtileri besleyebilir. Dijital platformlar ve veri ekosisteminin hızla büyüdüğü bir dönemde, Awaad’ın Stanford Üniversitesinde yürüttüğü araştırmalar, özellikle Müslüman topluluklarda yapay zekâ temelli araçlar ve mobil uygulamaların depresyon ve yalnızlık üzerindeki etkilerini incelemeye odaklanıyor.

Awaad ayrıca, psikolojinin medyadan eğitime uzanan geniş etki alanını şu sözlerle vurguladı: “Bir hikâyeyi nasıl anlattığınız, müfredatı nasıl biçimlendirdiğiniz, hatta bilimsel bilgiyi hangi çerçevede sunduğunuz bile bir algı sürecidir ve insan psikolojisini şekillendirir.” Bu çerçevede Awaad, eğitimin yalnızca bilişsel kazanımlara ve bilgi aktarımına indirgenemeyeceğini, okul ikliminden ölçme-değerlendirme pratiklerine kadar pek çok unsurun öğrencinin benlik algısı, aidiyet duygusu ve stresle başa çıkma kapasitesi üzerinde belirleyici olduğunu savundu. Dolayısıyla eğitim programlarının, akademik hedeflerle birlikte bireylerin ruhsal dayanıklılığını güçlendirecek sosyal-duygusal ve ahlaki/etik boyutları da sistematik biçimde destekleyecek şekilde tasarlanması gerektiğini ifade etti.

Söyleşinin sonunda Awaad, modern psikolojinin kimi zaman ihmal ettiği manevi boyuta dikkat çekerek iyileşme anlayışını daha bütüncül bir zemine taşıdı: “Modern psikoloji ruhu unuttu. Oysa insanın güçlü bir parçası ruhtur. İmam Gazzâlî’nin söylediği gibi, insan psikolojisi dört parçadan oluşur: kalp, ruh, nefis ve akıl. Gerçek iyileşme, bu parçaların bütünlüğüyle mümkündür.” Awaad’ın bu vurgusu, ruh sağlığında yalnızca semptom azaltımına değil, anlam, değerler ve içsel tutarlılık gibi boyutlara da yer veren bütünleşik yaklaşımların önemine işaret ediyor.

Söyleşi, bireysel ve topluluk temelli ruh sağlığı yaklaşımlarının tartışılması ve katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.